Roma'da bir adım atarsınız ve iki bin yıl geriye gidersiniz. Colosseum'un gölgesinde bir espresso içerken, Trastevere'nin dar sokaklarında akşam yemeği için bir trattoria ararken ya da Pantheon'un kubbesinden içeri süzülen ışığı izlerken hep aynı şeyi hissedersiniz, bu şehir hiç eskimemiş.
Roma mutfağı lüks değil, doğru. Dört efsanevi pasta (carbonara, cacio e pepe, amatriciana, gricia) bu şehrin DNA'sıdır. Testaccio'nun eski mezbaha mahallesinde bir lokantada oturduğunuzda menüye bakmanıza gerek yok, garson zaten bilir.
Sabah cornetto con crema ile başlayın, öğlen Supplì Romano (Roma arancini'si) atıştırın, akşam Campo de' Fiori'nin kenarında bir kadeh Frascati ile günü kapatın.
Forum'un yıkıntıları arasında yürürken Julius Caesar'ın ayak izlerini takip edersiniz. Vatikan'ın Sistine Şapeli'nde Michelangelo'nun tavanına baktığınızda boyununuz ağrır ama gözlerinizi alamazsınız. Via Appia Antica'da iki bin yıllık kaldırım taşlarının üzerinde bisiklet sürersiniz.
Roma bir açık hava müzesi değil, yaşayan bir arkeoloji sitesi. Metro kazarken Roma buluntusu çıkması o kadar sık olur ki artık haber bile olmaz.
Roma için en iyi otel seçeneklerini karşılaştır, sana uygun fiyatı bul.
En iyi dönem: Apr-Jun, Sep-Oct




Canlı fiyatlarla en uygun oteli bul, doğrudan rezervasyon yap.
Kişiselleştirilmiş plan, uçuş ve otel önerilerini birkaç saniyede al