Paris bir şehir değil, bir söz. Her köşe başında bekleyen bir bistro, her bulvarın sonunda beliren bir siluet, her kaldırımda biriken yüzyılların mirası. Seine boyunca yürürken zamanın nasıl eridiğini fark etmezsiniz, ta ki gün batımı Pont des Arts'ı altın rengiyle yıkayana kadar.
Paris'in yemek kültürü bir yaşam biçimi. Sabah croissant'ın tereyağlı çıtırtısıyla başlar, öğlen bir boulangerie'nin kapısında baget kuyruğuna girersiniz. Akşam ise bir bistro'da confit de canard ile kadeh kaldırırsınız.
Le Marais'in falafel sokağından Montmartre'ın crêpe tezgahlarına, Michelin yıldızlı restoranlardan Seine kenarındaki peynir pikniklerine, burada yemek sanat ve yaşamın kendisi.
Louvre'un piramidinden Musée d'Orsay'ın empresyonist koridorlarına, Sacré-Cœur'ün merdivenlerinden Panthéon'un kubbesine. Paris kültür derken vitrine konan bir nesneyi kastetmez, yaşanan bir deneyimi kasteder.
Sol Yakadaki kitapçılardan Saint-Germain'in jazz kulüplerine, Palais Royal'in avlularından Belleville'in sokak sanatına, bu şehir sürekli kendini yeniden yazar.
Paris için en iyi otel seçeneklerini karşılaştır, sana uygun fiyatı bul.
En iyi dönem: Mar-Jun, Sep-Oct


Canlı fiyatlarla en uygun oteli bul, doğrudan rezervasyon yap.
Kişiselleştirilmiş plan, uçuş ve otel önerilerini birkaç saniyede al